23.11.2017

Tacettin ve Yusuf hariç hepimiz oradayd?k... Garson taraf?ndan birle?tirilen iki küçük yuvarlak masan?n çevresini ancak doldurmu?tuk...
Bekir az önce ald??? ceketini bize göstermi?, ?imdi de Beymen Club Collection etiketini di?leriyle parçalayarak yutmaya çal???yordu... “Yusuf’un aniden gelebilece?i” ?akas?n? hangimiz yapm??t?, bilemiyorum ama, Bekir’in yüre?ine korku dü?mü?tü bir kere...
Öyle ya, Yusuf aniden gelecek olsa ve bize gururla gösterdi?i ceketin Beymen Collection imzal? oldu?unu görse, “..dürttü?ümün dallamas?!..” diye bir tamlamayla lafa girecek ve ard?ndan, “...ceket alacak ba?ka yer mi yoktu lan!.. Ensende bu markay? ta??rken bir belediye otobüsüne nas?l bineceksin haa!.. Diyelim ki bindin... Çileke? ve ya?am yorgunu bir baban?n, onyedi y?l önce Topkap? Halk Pazar?’ndan ald??? ve hâlâ giydi?i eprimi? y?pranm?? ceketine Beymen Collection cekedini sürtmeye utanmayacak m?s?n!..” diye gürleyerek Bekir’den ba?lamak üzere hepimizi “zopalayacakt?...”
Ona göre kullan?m amac? ne olursa olsun bu tür markalar? sat?n almak, ya?am?n sürekli olarak ac?l? kuytular?nda dola?an ve ezilmi?lik süzgecinden geçerken ufalanan, çaresiz ve bitkin milyonlarca insan?n a?a??lanmas? anlam?na gelirdi... Ve bu suçun cezas? da önce lafla taciz ve sonra da “zopalanmakt?”...
Bekir arkada? da tüm bu ihtimallerin gerçe?e dönü?memesi için o anda alabilece?i tek önlemi al?yor ve ceketinin markas?n? di?leriyle kopart?p ufalayarak yutuyordu...
Bu arada, o Beymen ceketi ald? diye dövülürken bizim dayak yiyecek olmam?z?n nedeni ise, hem bu suça “yatakl?k yapmak” ve hem de i?kembe salonlar? ya da muhallebiciler dururken “kültürün yav?ak taraf?nda” yer alan bir “Patisserie’de” oturuyor olmam?zd?...
Asl?nda, tabii ki ya?ad??? ça?dan, bulundu?u co?rafyadan ve özümseye geldi?i kültürden sorumlu, üzerlerinde belirgin bir uygarl?k bilinci ta??yan ve bireyden topluma do?ru giden global bir senteze inanm?? kentli ayd?nlar olarak bu denli t?rsmam?za hiç gerek yoktu... Üstelik boyu 1.90 bile olsa Yusuf, bir yan?yla temsil etti?i (hatta belki kalakald???) köylü naifli?i ile korkulmas? de?il yard?m edilmesi gereken bir arkada??m?zd?...
Evet!.. Buna inan?yorduk ve korkmuyorduk... Onun taraf?ndan zaman zaman “zopalansak da” bunun bile e?itim sürecindeki sat?rba?lar? oldu?unu biliyorduk. Tarcan’?n keyifli bir ?ark? m?r?ldanmas? da büyük ihtimalle kendimize biçti?imiz bu misyon yüzündendi... “Odam kireç tutmuyor, kumunu katmay?nca... Sevda ba?tan gitmiyor, sar?l?p yatmay?nca...”
?ermin gülmeye ba?lad? ve dedi ki, “Kimi ?ark?lar?n sözlerini yanl?? bildi?iniz olur mu?.. Ben eskiden bu ?ark?y?, Adam kireç yutmuyor, kutumu açmay?nca diye bilirdim...”
Gülü?tük falan... Hatta, Taygun’un “ne yani, hangi kutu?..” diye münasebetsiz bir espriye kalk??mas? ve Nahide’nin bir anda renk de?i?tirmesi bile keyifleri kaç?rmad?...
Ama Orkun’un, kalk?p da “arkada?lar ben de, Killing me softly with his song ?ark?s?n? k?sa bir dönem, Killing me sorty with is sun diye anl?yordum” deyip, deyim yerindeyse “heh he he” diye gülmesi münasebetsiz kaçt?... Yusuf olsayd? yiyece?i zopay? dü?ünmü? müydü bilmiyorum ama gene de içimizden biri sessizce, “g.tü iyice kalkt? yav?a??n” diye m?r?ldand?... Ben duydum, bir de san?yorum Nahide duydu...
Nahide arkada?!.. Duygusall???n dantel olup, oya gibi kenarlar?na i?lendi?i bir yüre?in içinde küçük bir f?rt?na kopartmaya yetmi?ti bu laf... “G.tü kalkt? yav?a??n”... Nahide’nin yan?nda a?z?n?zdan ç?kacak her kelimeye hatta her sese dikkat etmek zorundayd?n?z... Çünkü o, bir daha dönmemek üzere baba evinden ç?kan bir yeni gelin kadar duyarl? ve bir m?s?r cipsi kadar k?r?lgand?... Ona do?ru konu?urken a?z?n?zdan ç?k?verecek küçük bir ge?irti ve e?li?indeki hafif sucuk kokusu Nahide’nin gerçek ya?amla olan ba?lar?n? bir anda kesebilirdi...
Eski bir erkek arkada??n?n neden oldu?u duygusal hasar?n onar?lmas? aylarca sürmü?tü... Herif, Nahide’nin olay?n? sezmi?ti sezmesine ama üslup yoksunu ölçüsüz ay?n?n biriydi... Sözde yaranmak ve onu ne kadar da anlad???n? göstermek için, batan güne?i seyrettikleri bir anda aralar?nda ?u diyalog geçmi?ti...
Erkek -”Can?m, ne dü?ünüyorum biliyor musun?..”
Nahide - “Ne hayat?m?..”
Erkek -”Ke?ke biz insanlar?n g.tü olmayayd? ve ke?ke s.çma diye pis bir olaya hiç girmeyeydik...”
Nahide -”...............”
Erkek -”Ya da ne bileyim... Hadi bir kaka yapacaksak da, ke?ke b.k de?il, gözya?lar?yla bezenmi?, sedef dokulu inci parikülleri dökülseydi k?ç?m?zdan... De?il mi can?m?.......... Nahide!.. Nahide iyi misin?.. Nahide!..”
Hay?r!.. Tabii ki iyi de?ildi... Ay?n?n kulland??? ilk b.k kelimesinden itibaren bilincini yitirmi?ti k?zca??z... Tedavisi s?ras?nda yakla??k yetmi?be? kilo ilaç, üç ton çiçek ve boyunlar?na k?rm?z? kurdeleler ba?lanm?? ikiyüzelli tane kadar da canl? beyaz tav?an kullan?lm??t?...
Tam, yanl?? bildi?imiz ?ark? sözleri üzerine konu?urken geldi adam... Ondan önce telsizinin sesini duymu?tuk... Bir sivil polisti ve tabii ki gerginle?memiz için yeterli bir nedendi bu...
Büyük bir ihtimalle bizi eylem haz?rl??? içinde olan bir grup genç zannetmi?ti... Üstelik kendisini hakl? ç?karacak bir olaya da ?ahit olmu?tu... Bekir’in ??k bir ceketteki Beymen Club Collection etiketini yiyor olmas?...
Gerçek nedeni bilmeyen birisi, bizim kapitalizme dü?man, sermaye kar??t? ve marka etiketi yiyecek kadar gözü dönmü? az?l? bir eylem grubu oldu?umuza kolayca inanabilirdi... Ancak sivil polis, Bekir arkada??n bez etiket yemesiyle ilgilenmedi ve bize dedi ki... “Tacettin diye bir arkada??n?z varm??... Öldü de!..”
Miladi zaman?n ba?lang?c? olan s?f?r y?l?ndan... Yoo, belki yaz?n?n bulunu?undan... Hadi daha geriye gidelim... Ate?in bulunu?undan bu yana hiçbir sekiz ki?ilik grup bölmesine... Böylesine... Böylesine böyle olmam??t?r... Bizim Tacettin diye bir arkada??m?z varm??... Ve ölmü?!.. Ölüm ne yaa?.. Ölüm niye bizim yan?ba??m?za bu denli yakla?s?n ki?..
Ölüm bizim için ço?u zaman bir ?aka... Bazen Tarkan’?n bir ?ark?s?ndaki aptal bir söz... Ölürüm sana!.. Ölüm, bir betimlemenin aras?na cuk oturan ??k bir imge, ?iirde... Ölüm, sözde duyarl?l?k gösterisi yapan televizyon haberlerinin aras?na serpi?tirilmi? ve efekt cihazlar?yla netli?i kaybedilen birer sanal görüntü... Bizim aram?zdan biri... Yoo!.. Olamaz..
Ölmek ve biz?.. Penguenle çöl, Eskimoyla Bedevi, Malibu’yla ?algam suyu kadar uzak bilirdik biz kendimizi ölüme... ?a?k?nl???m?z anlamaya, bulan?kl???m?z idrak etmeye dönü?meden birkaç laf döküldü kimimizin a?z?ndan...
Ölümün diyalekti?i ve yokolmakla hiçli?in felsefesini tart??maya kalk??m??ken sivil polis, anlay?? göstermek için yeteri kadar bekledi?ine karar verdi ve “De hadi la... Biriniz morga gelsin de cesedi te?his etsin...” dedi...
Tacettin!.. Daha dün birlikteydik ve sol el bile?inin burkuldu?unu anlatm??t?... S?rt?nda gördü?ü birkaç siyah noktay? s?kmak istemi? ve onlara uzanmaya çal???rken bile?ini incitmi?ti... Tacettin!..
Ve ?imdi ona e?lik eden ?u kelimelere bak?n... Morg... Ceset... Te?his... Durumu ilk kavrayan Sibel oldu... H?çk?r?klar aras?nda dedi ki... “Tacettin!.. Ad?nda tam üç tane “t” harfi vard? ve üstelik “t”lerden ikisi yanyanayd?... Nas?l olur!..”
Duygusal bir travma geçirdi?i anla??l?yordu... Ölmü? birinin arkas?ndan söylenebilecek yüzlerce ?ey olabilirdi ama bunlardan hiçbirisi, ad?ndaki “t” harflerinin konumu üzerine olamazd? elbette... Ama esasl? bir ?okun ard?ndan edilen ilk laflard? ve ho?gö...
“De hadi bee!.. Hadi beee!..”
Patisserie’den ç?k?p tek s?ra halinde polis minibüsüne binerken, sokaktaki baz? magandalar k?z arkada?lar?m?z? Romen hayat kad?nlar?, bizi de onlarla yakalanan zamparalar zannettiler ve s?r?tarak zührevi hastal?klar hastanesine götürüldü?ümüz konusunda bir?eyler söylediler...
Ancak ?u s?ra söylenebilecek hiçbir ?ey içimizi daha fazla so?utamaz ve ac?tamazd?... Polis, aram?zdan sadece birimizi istemi?ti ama yalvar yakar birbirimizden ayr?lamayaca??m?z? ve hepberaber gelmemiz gerekti?i konusunda onu ikna etmi?tik... Böyle bir durumda her zamankinden daha fazla bütünle?memiz gerekiyordu...
Ve ondan sonraki iki saat boyunca ya?ad?klar?m?z? asla ve asla uzun uzun anlatamazd?k... Kendimizden, an?lar?m?zdan ve hatta bilinçaltlar?m?zdan dahi ç?kar?p atmam?z gereken anlard?...Buras?n?n bir hastane olup olmad???ndan bile emin de?ildik... Bak?ms?z ve karanl?k bir yerdi... Yer?.. Biraz daha açarsak, izbe tan?mlamas? daha uygun bir sözcüktü... Hatta hayal gücü fazla çal??an birisi, buray? rahatl?kla ortaça?da cüzzaml?lar?n kapat?ld??? eski bir manast?ra benzetebilirdi... Sessiz ve so?uk duvarlar?n arkas?ndan düzensiz aral?klarla ç??l?klar ve inlemeler duyuyor, morga do?ru ilerlerken kimi kö?elerde belirip yok olan ?ekilsiz gölgeler farkediyorduk... Hatta ?ermin arkada?, tavandan a?a??ya sarkan iri bir yarasayla göz göze geldi?ini anlatm??t? daha sonra...
Ve birdenbire deh?ete kesti her yer... Daha morga bile gidememi?tik... Hastaneye bir trafik kazas?n?n kurbanlar? getirildi... Bir anda yaralananlar, ölenler, çokça kan ve bolca iç organ aras?nda kal?verdik... Ve öyle iyi anlad?k ki... Ya?am?n yetmi? y?ll?k bir anlams?zl?k oldu?unu... Ölmek zaman?n neresindeydi?.. Zaman ölümün önünde, hayat ruhun ötesinde ve canl? olmak asl?nda vücudun d???nda, su ise e??e?in ?eyinde... ?ok geçirmek bile normal bir bilinç durumu say?lmal?yd? bizim ya?ad?klar?m?z?n yan?nda... Öyle detayl? de?il, her?eyi de de?il; ama s?ralanacak birkaç madde, sayfalar dolusu kan ve umars?zl?ktan daha çok ?ey anlatacakt?r...
1-Tarcan: Sedyeyle ta??nmakta olan bir a??r yaral?n?n yere do?ru sallanmakta olan barsaklar?ndan yakla??k 1,5 metrelik bir k?sm?, hastabak?c?n?n fark?nda olmadan üzerine basmas? sonucu koparak yerde kalm??t?... Tarcan, kopan barsak parças?n? yaral?ya tekrar götürmenin insani bir?ey olaca??n? dü?ünmü? ve ucundan tutarak yeti?tirmeye çal??m??t?... Ancak o s?rada hastanede olmamas? gereken bir?ey... ?ri, azg?n bir kedi belirmi? ve barsa??... Herneyse...
2-Sibel: Tüm bu olup bitenlerin deh?etiyle kaç?p kurtulmak isterken yanl??l?kla hastanenin tuvaletine girmi? ve ak?l sa?l???n? neredeyse kaybetmesine yolaçacak bir?eyle kar??la?m??t?... Can çeki?mekte olan bir yaral? yere dü?mesin diye kemerinden muslu?a tutturulmu?tu ve onu ameliyathaneye yeti?tirmekle görevli olan hastabak?c? “Yaz demedim, k?? demedim, e?lendim!..” türküsünü söyleyerek çi?ini yap?yordu...
3-Nahide: Duygusal olarak toparlanabilmesi için belki üçbin tane beyaz tav?an, be?bin adet güvercin ve en az yirmi tane yavru panda’yla rehabilite edilmesi gerekecekti...
Oldu?u yerde büzülmü? titrerken yan?nda bir sedye durmu? ve acildeki genç pratisyen doktor ona panikle seslenmi?ti... “Hamfendi benim derhal ba?ka bir yaral?yla ilgilenmem gerekiyor... Lütfen birkaç dakika ?u tamponu yaral?n?n üzerine bast?rabilir misiniz!..”
Nahide arkada? kendisinden beklenmeyecek insanüstü bir çaba ve olgunlukla doktorun i?aret etti?i yere avucunu bast?rm??t?... Ama ayn? anda çoktan uzakla?m?? doktorun arkas?ndan umutsuz bir deh?etle bakakalm??t?... Çünkü avucunu bast?rd??? yer bir “kesik penis” vak’as?yd?...
?yi vatanda?l?k içgüdüsü ile elini yaran?n üzerinden çekemiyor ancak her geçen saniye beyin hücreleri tutam tutam ölüyordu. Ve sonra korkunç sonu haz?rlayan ?u korkunç münasebetsiz ?ey oldu...
Elinin alt?nda bir k?p?rdanma hissetti... Yaral?ya bakt?... Herif Nahide arkada??n surat?na bir hayvano?luhayvan edas?yla s?r?t?rken kalan parçan?n bile i?e yarayaca?? konusunda bir?eyler söylüyordu... Hadi bu kadar kan... Eliyle bast?rmak zorunda kald??? o yak???ks?z yer... Zavall? Nahide bütün bunlar? bir yere kadar kabullenebilirdi... Ama benli?indeki as?l deprem, adam?n o durumda bile akl?n?n uçkuruna çal??mas? ve üstelik arkada??m?z?n elinden tahrik olup...
Bu ülke ve bu ülkenin insanlar? için daha uzunca bir süre umuda kap?lmamas? gerekti?ini anlamak... San?yorum onun hassas kalbini as?l yaralayan bu olmu?tu...
Evet... Bu arada hemen eklemeliyim... Asl?nda tüm bu deh?eti ya?amam?za hiç gerek olmad???n? daha sonra ö?rendik... Çünkü Tacettin diye te?his etmeye gitti?imiz ceset, Tacettin’in cüzdan?n? çalan ve üzerinden onun kimli?i ç?kan bir h?rs?zm??...