21.11.2017

DOSTLAR TAT?LDE

Çar?amba, Saat 14.07.....
Espri yapt? ve “Oraya Tefvik’le beraber gitmektense para kaybetmeyi tercih ederim” dedi Berkay...
“Para kaybetmek ne ki” diye yan?tlad? Tarcan.. Ve muzip bir ifadeyle yan?ndaki Orkun’un kula??na e?ilip bir ?eyler f?s?ldad?...
Onlar çok gülerlerken Nahide h?çk?rd?.. Tarcan, Nahide’nin dudak okumay? bildi?ini bilseydi, tabii ki “g.tü kaybetmeyi tercih ederim” demezdi.. Söyledikleri de?ifre olunca çok utand? ve sessizce özür diledi...
Asl?nda k?zmaktan çok, hepimiz üzülmü?tük. ?u ülkede birbirini bulmu? nadir insan gruplar?ndan birisi oldu?umuzu dü?ünüyorduk... Bizi ba?layan ve birbirimize sarmalayan çok güçlü ve ayr?cal?kl? ortak özelliklerimiz vard?... Entellektüel birikim, estetik kayg?lar, dü?ünsel donan?m ve toplumsal duyarl?l?k... Böylesi içeri?e sahip birinin “g.tü kaybetmekten” bahsetmesi, dedim ya k?zd?rmaktan çok üzmü? ve irkiltmi?ti hepimizi...
Herneyse, plan?m?z hep birlikte tatile ç?kmakt?... Tacettin’in, bir turizm ?irketinde rezervasyon müdürü olarak çal??an bir arkada?? bize iyi bir indirim ve oldukça uygun ödeme ko?ullar? sa?lam??t?.. Pe?in fiyat?na alt? taksit, kredi kart? ile ödeme olana?? ve ayr?ca birer çanta ile ?apk... E, neyse i?te...
Gidece?imiz yer güney sahilinde Sunside Resort Hotel diye bir yerdi... Bekir, Hürriyet gazetesindeki ilanlarda otelimizi buldu ve özelliklerini okumaya ba?lad?.. Okudukça keyiflenmeye ve oley çekmeye ba?lad?k... “dört y?ld?z arkada?lar”, “oleey!”, “Geni? kumsal ve plaj..”, “oleeey!..”, “olimpik yüzme havuzu!.”, “oleey!”, “çocuk havuzuu!”, “Oleeeeyy!”, “sauna, masaaj, fitness, diskoo!”, “oleeeeyyy!”, “dalg?ç okulu, gündüz ve gece animasyoon!”, “Oleeeeyyyy!”, “söörf, su kaya???, muuuz, jet skiiii!..”, “olleeeeyyyy!”, “sabah ve ak?am, zengin aç?k büfeee!”, “Oooollleeeeeeeyyy!”, “odalarda klimaa, minibaar, uydu tiviii, tefloon, pardon telefoon ve saç kurutma makinas?????!..”, “oooollleeeeeeeyyyyy!..” “Beyler, yava? olun mü?teriler rahats?z oluyor...”, “Oleeeee...”, “????t!..”
Bo? bulunup sadece ben oley çekmeye ba?lam??t?m ki susturuldum... Bu son ?eyleri söyleyen Bekir de?il, bulundu?umuz cafe’nin garsonuydu... Gerçekten de tüm mü?teriler bize bak?yorlard?... Çok utand?k ve sustuk...
Ancak heyecan?m?z? da uzun süredir ilk kez birlikte tatile ç?kacak olmam?za ba?lad?k... Hesab? bölü?tük ve ç?kt?k. Konu?mam?z?n geri kalan k?sm?n? parkta yapt?k...
Tatil plan?m?z?n en tehlikeli ve en önemli k?sm? bunu Yusuf’tan gizlemekti... Asl?nda hepimiz onun da gelmesini istiyorduk tabii ama Yusuf ?u aralar sigaray? b?rakmaya çal???yordu ve çok asabiydi... ?ster istemez k?r?c? olabiliyordu..
Daha dün, burnunu çekti diye Taygun’un kolunu arkaya bükmü? ve kafas?n? e?erek surat?n? yeni sulanm?? saks?n?n çamurlar?na gömmü?tü... Üstelik art?k yan?nda sigara da içemiyorduk... Onun sigaray? b?rakt???n? henüz bilmeyen vebir tane yakan ?ermin’e hepimizin içinde “Söndür lan onu dallaman?n evlad?!.. ?imdi onu al?r, yanan ucunu yusufuna kakt?r?r?m senin kaltaak!..” diye ba??rm??t?...
Gerçi sonradan özür diledi ama bu a??r küfür ?ermin’in ki?ili?inde de kimi bozukluklar b?rakt? tabii.. Y?llar sonra onun ak?l hastanesine yatt???n?, ancak erkeklerin kalçalar?nda sigara söndürme e?iliminin orada da devam etti?ini duymu?tuk...

Cumartesi, saat 10.42.....
Yusuf’u ku?kuland?rmadan geçirmeyi ba?ard???m?z iki günün ard?ndan tur otobüsüyle yola ç?kt?k...
Stresli bir ba?lang?çtan sonra ancak Bilecik’te falan kendimizi rahat hissetmeye ba?lad?k... Bizi sollayan her araban?n önümüzü kesece?ini ve içinden Yusuf’un ç?karak hepimizi zopalayarak otobüsten indirece?ini san?yorduk... Neyse ki böyle bir ?ey olmad?...
Üstelik kilometreleri arkam?zda b?rakt?kça Yusuf korkusu yerini güven duygusuna ve giderek de cesarete b?rakt?...
Taygun, Yusuf’u kastederek “dürttü?ümün dallamas?na dedim ki..” dedi gülerek ve k?zlara duyurmadan, “yedi günlü?üne bir yaz kamp?na gidiyorum... köylü karde?lerimize hasatta yard?m edece?iz ve tabii ki onlar? bilinçlendirme çal??malar? yapaca??z... Hah haa ha!.. Aman tanr?m, neler söylüyorum ben!..”
Hep beraber güldük... Gülünemeyecek kadar duyarl? bir konu oldu?unu biliyorduk ama ?iddetli bir gerginlikten sonra olu?an sinir bo?almas? sendromu ya?ad???m?z aç?kt?...
Sibel bile ?unlar? söyledi: “Hasta day?m? ziyarete gidiyorum dedim, inand? salak... Dü?ünebiliyor musunuz, benim day?m bile yok...”
“Ama senin bir day?n vard?...” dedi Nahide..”?lk Türk erkek feministi, Selahattin...”
Sibel, “Arkada?lar, size söylemedim mi... Selahattin day?m ameliyat oldu.. Ve art?k o Selda teyzem...”
Onu hararetle kutlad?k ama en az?ndan erkeklerin kutlamas?nda hararet oldu?u kadar içtenlik var m?yd? bilemiyordum.. Bir erke?in feminist dü?ünceleri payla?mas? tabii ki ho?tu ama i?i bu kadar ileriye götürebilmesi... Ne bileyim i?te... Herkes arka arkaya Yusuf ay?s?na att??? yalanlar? söyledi, gülü?tük...

Cumartesi, saat 22.27.....
“Bidaha... Bi dahaa!.. Bi dahaaa!.. Tövbeee!.. Tövbee!..” Hep bir a??zdan ?ark?lar söylerken, muavin gelip yolcular?n rahats?z oldu?unu ve uyumaya çal??t?klar?n? söyledi.. Utand?k, sustuk..
Tarcan’? otobüs tuttu ve son anda Nahide’nin çantas?n? eline geçirerek içine kustu.. Nahide uyudu?u için olay? göremedi...

Pazartesi, saat 17.19.....
Sunside Resort Hotel’de ikinci günümüz... Orkun, havuz ba??nda animatör k?zlarla koko cambo dans? yaparken Tacettin arkas?ndan yakla??yor ve onu havuza itiyor... Gülüyoruz... Fakat Orkun bir süre havuzdan ç?kmay?nca merak ediyoruz... O s?rada havuzda s?rtüstü yatmakta olan Hollandal? bir turistin üzerine dü?tü?ünü ve kafa kafaya toku?arak dibe inmekte olduklar?n? görüyoruz, kurtar?yoruz...
Nahide ise iki gündür odas?nda, doktor gözetiminde a?l?yor ve arada s?rada ç??l?k at?yor... Otele geldi?imiz gece, çantas?n? açt???nda kusmuklarla kar??la??nca u?rad??? ?oku halen atlatabilmi? de?il.

Pazartesi, saat 21.50.....
Bekir, yemekte suyun parayla oldu?unu söyleyen iri yar? garsonla tak???yor... Üstelik kafas? da iyi... Olay büyüyor ve Bekir’in avaz avaz ba??rd???n? duyuyoruz... “Uleeaaaan!.. Yusuf burada olacakt?, seni aha ?u aç?k büfenin te ortas?na yat?r?r os...rta os..rta ....kerdi lan!..”
Lokantan?n ve otelin çe?itli yerlerinden küçük ç??l?klar ve ay?plama nidalar? yükseliyor. O s?rada ben, Tarcan ve Orkun, Bo?aziçili iki ö?retim görevlisiyle Uniform de?erlerin varolu?sal sorgulamas? üzerine tart???yoruz...
 Hocalar irkiliyorlar ve “O sizin arkada??n?z de?il mi?..” diye soruyorlar..
“Aslaa, asla!..” diye kar??l?k veriyoruz... “Bizim yan?m?zda dolanan biri ama o g.... onu tan?m?yoruz..”
Az kals?n a?z?mdan “g.to?lan?n?” kelimesi ç?kacakt?.. Gizlice kula??m? çekiyorum ve tahtaya vuruyorum.
Gece boyunca arada bir Nahide’nin ç??l?klar? duyuluyor... Kimi mü?teriler buras?n?n perili bir otel oldu?u konusunda ku?kuya kap?l?p yar?n sabah terkedeceklerini söylüyorlarm??..
Otel i?letmesi bu durumdan oldukça rahats?z.. S?k s?k yan?m?za gelip arkada??m?z? al?p götürmemizi ve aksi halde ?aka yollu da olsa onu temizleyeceklerini ima ediyorlar...

Sal?, saat 15.07.....
Havuzun yan?nda uzanm??, animasyon niyetine Makarena yapanlar? izlerken, odalar?n oldu?u k?s?mdan art?k kan?ksad???m?z tan?d?k bir ç??l?k geldi kula??ma... Üzüldüm ve “Zavall? Nahide!..” diye m?r?ldand?m...

Sal?, saat 15.48.....
Berkay havuzdan ç?k?p yan?ma geldi... Titriyordu.. “Titremek için pek uygun bir hava de?il” dedim Amerikan Türkçesiyle...
“Ondan de?il...” dedi Berkay... “dostum, korkunç bir olaya ?ahit oldum... Bu... Bu... so?uk, keskin çeli?in eti y?rtt?ktan sonra damar? parçalay?p kana ula?mas? gibi bir ?eydi.. Ya da kapkara bir iblisin, g?rtla??n? parçalad??? bir s?rtlan?n soluk borusunu kemirmesine benzer bir ?ey... Ve...”
Ürpererek sözünü kestim... “Nedir bu Berkay?..” diye sordum endi?eyle.
Yakla?t? ve “Az önce dipten yüzüyordum ve ?ermin’in... havuza i?edi?ini gördüm...”
“Yan?l?yor olmayas?n..” dedim. “?ermin az önce deniz taraf?ndayd? ve ?ezlonga uzanm?? kitap okuyordu... Hem de kimbilir kaç?nc? defa James Joyce’?n Ulysses’ini...”
“Hay?r, anlam?yor musun... Önce mayosundan tan?d?m... Yüzeye ç?k?nca da kendisini gördüm... Mayosunun önünden ç?k?yor ve havuzun suyunda ince kabarc?klar olu?turarak, samanyoluna benzer parlak bir ?erit halinde ilerledikten sonra suya da??larak yay?l?yordu. Çi?ler!.. Hem de burnumun o da??lma esnas?ndaki birikintiye girdi?ini hissettim...”
H?çk?rd?, “Anl?yor musun... ??iyordu o... i?iyorduu!..”
Bu kadar etkilenmesinin nedenini anlayabiliyordum... Dostlar aras?nda Berkay’?n ?ermin’e olan fakat bir türlü dillendiremedi?i duygusal zaaf? biliniyordu... Gizliden gizliye sevdi?i k?z? yüzme havuzuna i?erken gören bir erke?in... Her neyse...
Berkay dayanamad? ve h?çk?r?klara bo?uldu birden. “Yüzme havuzuna i?iyor o... ??iyor!.. ??iyooor!..”
Çevrede oturanlar bize bakmaya ba?lam??lard?... Ona sar?ld?m ve yüksek sesle... “Pi?iyor mu... Ee, pi?er tabii.. Güne?te o kadar çok kalmasayd?n sen de... Hadi gidelim de s?rt?na yo?urt sürelim...”
Onu kald?rd?m ve merakl? bak??lar aras?nda yürüdük...