21.11.2017


Önce, bir ya da iki ayl?k bir süre belirlenir. Bu arada dört ki?ilik jüri Türkiye'nin her yerini dola?arak yeni yazar ve ?air adaylar?n? tararlar. Ön elemeler yap?l?r ve diyelim ki onbe? tane yetenekli yazar ve ?air aday? seçilir. Bu seçmeler esnas?nda meydana gelebilecek kavgalar, gürültüler, hüzünlü ve sevinçli anlar televizyondan da düzenli olarak yay?mlanarak halk?n ilgisi buraya do?ru odaklan?r. Örne?in küçük bir ilçede ya?ayan anne, gelecek için bütün umutlar?n?, k?z?n?n ünlü bir öykü yazar? olmas?na ba?lam??t?r ve onu seçmelere sokar. Fakat jüri, genç k?z?n öykülerini edebi bulmaz ve daha ilk paragrafta onu eler. Haberi alan anne sinir krizleri geçirir ve jüri üyelerine sald?rarak onlar? edebi metinden anlamamakla ve ça?da? yaz?n?n gerisinde kalmakla suçlayarak kendisini yerden yere atar...
Bu gibi sansasyonel görüntülerin ard?ndan finale kalan 15 aday her hafta canl? yay?nda halk önüne ç?karak roman, öykü ya da ?iirlerinden bölümler okuyarak yar???rlar. Jüri, onlar?n cümle kurulu?lar?n?, olay örgülerini, imgelerini ve dizelerindeki kurguyu kâh hayranl?kla, kâh alayc? bir üslupla ele?tirir. K?l?k k?yafetlerini de?erlendirir, arada bir kendi aralar?nda kavga eder ve tercihen içlerinden bir tanesi, 'iiiii, ?????, iiiii' ?eklinde gülmekten kat?l?r... Ertesi gün ise, verilen telefon numaras?na k?sa mesaj çekerek oy kullanan halk?n seçimi aç?klan?r ve haftan?n birincisi belli olur...
Ba?ka bir televizyon kanal?nda ise daha farkl? formatta bir sanat yar??mas? vard?r. Bir tarafta tenor, bariton ve bas opera sanatç?lar?ndan olu?an erkekler grubu, di?er tarafta ise alto ve sopranolar?n olu?turdu?u kad?nlar grubu vard?r. Erkek ve kad?n sanatç?lar birbirlerini izler, arada bir bulu?arak içlerinden be?endiklerine ilgilerini belli ederler. Opera sanatç?lar? aras?nda kar?? cins çeki?meleri ya?an?r, kavgalar ç?kar. Olaylar? canl? yay?mlayan televizyon kanal?na, sanatç?lar?n anneleri ç?kart?l?r ve kaynana kombinasyonlar? düzenlenerek söyle?iler yap?l?r. Her hafta adaylar aras?nda çe?itli opera eserlerinden aryalar seslendirilir ve yorumlar?n?n gücü ile kar?? cinse olan tutumlar?na ba?l? olarak bir tanesi elenir. Finalde ise tenorlardan bir tanesi, di?er taraftaki sopranoyla evlenerek Figaro'nun Dü?ünü adl? yap?t? sergilerler...
Bir üçüncüsü... Çe?itli ak?mlar?n ve tarzlar?n temsilcisi olan ressamlar bir eve yerle?tirilir ve aylarca orada beraber ya?arlar. Kendilerine 03 Ömer, 05 Canan, 14 Alp gibi isimler verilir. Önceleri sayg?n bir sanat al??veri?i ?eklinde geçen günler giderek gerilimi beraberinde getirir ve resim sanatç?lar? aras?nda grupla?malar ve çeki?meler ba?lar. Empresyonistler ve d??avurumcular aras?nda sert tart??malar ya?an?r. Hatta D grubu ressamlar B grubu sanatç?lara sald?r?rlar ve sonuçta A grubu kana ihtiyaç do?ar. Tuvaller ve akrilik boyalar havalarda uçu?ur. Her hafta bir sanatç? halk taraf?ndan elenir ve en son kalan ressama para ödülü verilerek Kanarya Adalar?'nda sergi aç?l?r...
Bütün bu yar??malar tan?d?k gelmi? olabilir. Zaten tan?d?k da... Her türlü gazetede her anlay??tan yazar zaten bunlar? yaz?p duruyor, ama çözüm öneren var m?? Yok... Ben öneriyorum i?te. Popüler kültür ve dejenere edilmi? sanat kavram? iyice iliklerimize i?leyip geri dönülemez olmadan önce bir ?eyler yapmak gerek. Onun da yöntemi belli. Birbirimize küsmeden ve kamplara ayr?lmadan orta yolu bulmak ve gerçek sanat? halka tan?tmak ve sevdirmek için ayn? silahlar? kullanmak gerek. Hiç gocunmadan...