12.12.2018

'KIRMIZI DE─×─░RMEN'─░N DONK─░┼×OTLARI


├ço─ču zaman bir sinema perdesinde g├Ârd├╝klerimizi, o filmle ilgili olarak y├Ânetmenin ve bazen de senaristin ne anlatmak istedi─či belirliyor. Ya ince diyaloglar ve karma┼č─▒k bir kurguyla sa─člam bir ├Âyk├╝n├╝n anlat─▒ld─▒─č─▒, g├╝c├╝n├╝ senaryodan alan bir film yapars─▒n─▒z ya da senaryo bile denmeyecek basit bir ├Âyk├╝y├╝ al─▒p onu g├Ârsellikle yald─▒zlayarak seyirlik bir film ├ž─▒kar─▒rs─▒n─▒z. ─░┼čte 'K─▒rm─▒z─▒ De─čirmen' (Moulin Rouge) filmi bu ikinci tercihin bir ├╝r├╝n├╝. G├Ârsel anlamda ger├žekten etkileyici ve zaman zaman muhte┼čem g├Âr├╝nt├╝lerle ak─▒p giden 'K─▒rm─▒z─▒ De─čirmen'den bir de sa─člam bir ├Âyk├╝ beklemek olsa olsa densizlik olur. ├ç├╝nk├╝ form├╝l burada ba┼čtan ortaya konulmu┼č ve bilin├žli bir tercih yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Seyircinin kafas─▒n─▒ yormayacak, alabildi─čine basit ve ge├žerli ┼čablonlar─▒ olan pembe bir hik├óyenin ├╝zerine ├žok hareketli, e─členceli, abart─▒l─▒ ve reng├órenk bir ambalaj kaplayarak o filmi farkl─▒ bir ruha b├╝r├╝nd├╝rmek. Ve bu anlamda 'K─▒rm─▒z─▒ De─čirmen' ruhunun aktar─▒lmas─▒ ad─▒na ├žok ba┼čar─▒l─▒ bir film bence... Y├Ânetmenin
istedi─či ile seyircinin beklentisi bulu┼čunca ortaya son derece sevimli, e─členceli ve bir o kadar da h├╝z├╝nl├╝ bir film ├ž─▒km─▒┼č. Ama├ž bir m├╝zikal film yapmak olunca eksik kald─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝n├╝z baz─▒ detaylar─▒ da o kadar umursam─▒yorsunuz. Ge├žen y├╝zy─▒l sonundaki Paris'in bohem ya┼čam merkezi olmas─▒ ve bunun sosyal ayr─▒nt─▒lar─▒, filmin bir anlamda komik unsuru gibi sergilenen Toulouse Lautrec'in ressam kimli─čine hi├ž dokunulmamas─▒ ve 'K─▒rm─▒z─▒ De─čirmen' bi├žimi e─člence ile Paris kentsoylular─▒ ve y├Âneticileri aras─▒ndaki ili┼čkinin irdelenmemesi eksik gibi g├Âr├╝nse de as─▒l amac─▒ o ─▒┼č─▒kl─▒ e─člence d├╝nyas─▒na i├žerden bakmak olan bir film i├žin bunlar─▒ ├Ânemli hatalar olarak g├Ârm├╝yorsunuz. ├ťstelik de ortada Nicole Kidman gibi zarif bir fig├╝r varken...
Ancak 'K─▒rm─▒z─▒ De─čirmen' filminin, sinema teknolojisinin geldi─či bu noktada t├╝m parlat─▒c─▒ olanaklar─▒ kullanmas─▒na kar┼č─▒n, o 1950 y─▒llar─▒n─▒n m├╝zikallerine oranla daha eksik kald─▒─č─▒ bir y├Ân├╝ de danslar─▒... Bence o d├Ânemin m├╝zikallerinde ├Âzellikle Gene Kelly'nin ├╝st├╝n dans yetene─či ve arkas─▒ndaki dans gruplar─▒n─▒n inan─▒lmaz senkronize b├╝t├╝nl├╝─č├╝ ├žok daha ba┼čka bir keyif veriyordu. Yine de 'K─▒rm─▒z─▒ De─čirmen' uzun s├╝reden sonra ilk parlayan m├╝zikal film olarak g├Âr├╝lmeyi hak ediyor... Ger├ži pek fazla yer kalmad─▒ ama s├Âz danstan ve m├╝zikallerden a├ž─▒lm─▒┼čken bizim ├╝lkemizden bahsetmemek haks─▒zl─▒k olacak. Zaten biri bu konudaki tarihimizi yazmaya kalksa san─▒r─▒m d├Ârt c├╝mleden fazla tutmaz. Tabii ki m├╝zikal ad─▒na en belli ba┼čl─▒ etkinliklerimiz, ├Âzellikle Erol Evgin ve Ay┼čen Gruda ile hat─▒rlad─▒─č─▒m sahne ┼čovlar─▒ idi. Bunlara ne kadar m├╝zikal denilirdi oras─▒ da ku┼čkulu ama ├Âzellikle i┼čin dans taraf─▒nda yabanc─▒larla aram─▒zda b├╝y├╝k u├žurum vard─▒. S─▒ras─▒ gelmi┼čken Tolga Han dans grubunu burada anmamak haks─▒zl─▒k olur diyorum ve o zamanlardan akl─▒mda kalan bir k├╝├ž├╝k an─▒yla bitiriyorum. Milliyet├ži Cephe h├╝k├╝meti d├Ânemiydi ve TRT televizyonunda pazar e─člencesine ├ž─▒kan Oya Bale Grubu, Bella Ciao adl─▒ ─░talyanca ┼čark─▒ ile dans etmi┼čti. TRT'nin bilmedi─či ama bilindi─či gibi Bella Ciao, antifa┼čistlerin ve devrimcilerin bir mar┼č─▒yd─▒...